Sadaka, Arapça kökenli bir kelime olup “doğruluk, samimiyet ve gerçeklik”
anlamlarına gelen “sıdk” kelimesinden türemiştir. Lugat anlamı itibariyle,
kişinin imanındaki doğruluğu ve samimiyeti ifade eder.
İslam terminolojisinde sadaka; bir Müslümanın, Allah rızasını gözeterek gönüllü olarak
veya dinî bir vecibeyi yerine getirmek niyetiyle ihtiyaç sahiplerine yaptığı maddî yardımı
ifade eder. Sadaka yalnızca mal ile sınırlı değildir; güler yüz, güzel söz, yol göstermek
ve yapılan her hayır da sadaka kapsamında değerlendirilir.
Sadaka, kul ile Allah arasında güçlü bir bağ kurar; kalbi yumuşatır, cimrilikten arındırır
ve toplumsal dayanışmayı güçlendirir.
Sadaka Kimlere Verilir?
Sadaka, kişinin bakmakla yükümlü olmadığı kimselere verilmelidir. Bu kapsamda sadaka;
Maddî sıkıntı içinde olan akrabalara,
Yoksulluk çeken komşulara,
İhtiyaç sahibi arkadaşlara,
Eğitimine devam etmekte zorlanan öğrencilere,
Kimsesizlere ve yetimlere,
Yolculara ve zor durumda kalan kimselere
verilebilir. Bunun yanı sıra sadaka, güvenilir vakıf, dernek ve hayır kuruluşlarına
elden veya doğrudan bağış yoluyla da verilebilir.
“Ey Rabbimiz! Bizden bunu kabul buyur. Şüphesiz ki Sen hakkıyla işiten ve hakkıyla bilensin.”
Sadaka-i Cariye Nedir?
Sadaka-i cariye, kişinin vefatından sonra da sevabı devam eden hayırlardır.
Nesiller boyu insanların faydalanabileceği hayır kurumları ve kalıcı hizmetler
bu kapsama girer.
Cami inşa etmek,
Çeşme yaptırmak,
Okul, yurt veya kütüphane yaptırmak,
İlme ve eğitime katkı sağlayacak eserler bırakmak,
Topluma faydalı kalıcı projelere destek olmak
Sadaka-i Cariyenin Önemi
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bir hadis-i şerifte şöyle buyurmuştur:
“İnsanoğlu öldüğü zaman amel defteri kapanır. Ancak üç şey hariç:
Sadaka-i cariye,
Faydalı ilim,
Kendisine dua eden hayırlı evlat.”
Bu sebeple her Müslüman, kıyamete kadar sevabı devam edecek bir sadaka-i cariye
bırakma gayreti içinde olmalıdır.