Sadaka, Arapça kökenli bir kelime olup “doğruluk, samimiyet ve gerçeklik” anlamlarına gelen “sıdk” kelimesinden türemiştir. Lugat anlamı itibariyle, kişinin imanındaki doğruluğu ve samimiyeti ifade eder.

İslam terminolojisinde sadaka; bir Müslümanın, Allah rızasını gözeterek gönüllü olarak veya dinî bir vecibeyi yerine getirmek niyetiyle ihtiyaç sahiplerine yaptığı maddî yardımı ifade eder. Sadaka yalnızca mal ile sınırlı değildir; güler yüz, güzel söz, yol göstermek ve yapılan her hayır da sadaka kapsamında değerlendirilir.
Sadaka, kul ile Allah arasında güçlü bir bağ kurar; kalbi yumuşatır, cimrilikten arındırır ve toplumsal dayanışmayı güçlendirir.
Sadaka, kişinin bakmakla yükümlü olmadığı kimselere verilmelidir. Bu kapsamda sadaka;
verilebilir. Bunun yanı sıra sadaka, güvenilir vakıf, dernek ve hayır kuruluşlarına elden veya doğrudan bağış yoluyla da verilebilir.
Sadaka verirken okunması tavsiye edilen dua:
“Rabbena tekabbel minnâ inneke entes-semî‘ul alîm.”
Anlamı:
“Ey Rabbimiz! Bizden bunu kabul buyur. Şüphesiz ki Sen hakkıyla işiten ve hakkıyla bilensin.”

Sadaka-i cariye, kişinin vefatından sonra da sevabı devam eden hayırlardır. Nesiller boyu insanların faydalanabileceği hayır kurumları ve kalıcı hizmetler bu kapsama girer.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bir hadis-i şerifte şöyle buyurmuştur:
“İnsanoğlu öldüğü zaman amel defteri kapanır. Ancak üç şey hariç:
Bu sebeple her Müslüman, kıyamete kadar sevabı devam edecek bir sadaka-i cariye bırakma gayreti içinde olmalıdır.
